Haber: LEYLA AKSOY

Seferhisar’ın şirin mi şirin kasabası Sığacık burası. Cittaslow (sakin şehir) unvanı alan beldelerden. Diğerlerinin aksine sadece sükunetiyle ünlenmemiş. Tarihi dokusu, doğal hayatıyla da övgüyü hak ediyor. Bayram tatilinde hem dinlenip hem de huzur bulmak isteyenler rotayı Sığacık’a çevirebilir.

Ramazan Bayramı’nda hem sevdiklerinizi ziyaret edecek hem de istirahat edecek kadar vakit var. Eller öpülüp hayır dualar alındı. Sonrasında küçük bir seyahate ne dersiniz? Sadece iki gününüzü ayırıp harikulade tatil yapabileceğiniz rotayı seçtik sizin için. İzmir’in Seferhisar ilçesine doğru yola çıkıyoruz. Hepimiz şehrin gürültüsünden, trafiğinden kaçıyoruz. Cittaslow yani sükûnetini koruyan, doğal yaşam yeri Sığacık, sizin için biçilmiş kaftan. Türkiye’de bu unvanı alan başka yerler de var. Ama Sığacık bambaşka. Begonvillerin istilasına uğramış taş evler, taşıtların giremediği Kaleiçi, bin bir çeşit otu bulacağınız pazarıyla sakin olduğu kadar zengin de.

HER ŞEY AĞIR İLERLİYOR

Beldeye Seferhisar’dan on beş dakikada bir minibüs kalkıyor. İsterseniz otobüsle de gitmek mümkün. Sığacık’a adım atar atmaz her yerden size gülümseyen salyangozları görüyorsunuz. İşte bu sakinliğin işareti. Burada her şey sahiden de ağır ağır ilerliyor. Vakit oldukça bereketli bu yüzden. Yaşlısı genci bağda bahçede çalışıyor. Akşam olmadan eve gelip denize bakarak kahvesini yudumluyor.

Siz de zamanı iyi değerlendiriyorsunuz. Bir saat bile geçmeden limanı ve kasaba meydanını geziveriyorsunuz. Ufak Akkum gezintisinden sonra asıl durağa ulaşıyorsunuz: Kaleiçi. Kaleiçi’nde göz zevkini bozan bir kaç yeni oteli unutun. Buradaki tüm yapılar en az iki yüz yaşında. Kiminle selamlaşsanız mandalinalı kolonya, lokum, kurabiye ikram ediyor. Sebebi gayet basit. Türkiye’nin en güzel mandalinası bu küçücük kasabada yetişiyor.

KEMER YA DA URLA OLMAK İSTEMİYORLAR

İç huzuru veren Sığacık’ı diğer tatil bölgelerinden ayıran bir özelliği var. Beldenin meskunları asla turizme yenilmek istemiyor. Bir Kemer, Urla şöhretine kavuşmak istemiyorlar mesela. Hatta ilk butik otelleri açanlar bile “Sığacık Alaçatı olmasın!’ diyerek inisiyatif kurmuş durumda. Zaten erik ve şeftali ağaçlarıyla bezeli avlularda, kiminle sohbet etseniz, şikayetleri ortak: “Biz kendi bahçemizde yetiştirdiğimiz sebzeyi meyveyi yeriz. Balığımız kendi denizimizden tazecik çıkıyor. Ama artık her yere villa yapılıyor, otel açılıyor.” Göz alabildiğince mavi ve yeşilin hakim olduğu Sığacık’a bir gelen bir daha mutlaka gelirmiş. Nasıl gelmesin? Yalnızca bir iki günde tazeleneceğiniz yegane beldelerden biri Sığacık. Rum taş evleri otellere, yeşil griye teslim edilmezse hepimize yetecek kadar huzur var hala.

Papatya şerbeti enginar böreği pazarda

Ege’nin neredeyse tüm ilçelerinde enginar festivali düzenleniyor. Tire, Urla, Selçuk… Seferhisar’da ise bu sorumluluk Sığacık kasabasında. Pazar günleri kurulan pazarın telaşı bir gün önceden hissediliyor. Sokaklarda dolaşırken tereyağı kokusunu alıyorsunuz. Bir kaç saat sonra ise kucağa sığmayan büyüklükteki tepsileri oradan oraya taşıyan yaşlı amcalar, motosikletli delikanlılar görüyorsunuz. Bütün telaş pazar için. Kaleiçi’nin dar sokaklarında Ege’nin bütün lezzetlerini bulmanız mümkün. Kokusunu bir gün önceden aldığınız enginarlı börekler, cevizli çıtır çıtır baklavalar tadılmayı bekliyor. Dahası Teos’un zeytinlerinden erken hasat yağ da pazarda satılıyor. Sığacık’ın kendine has şerbetleri de çok meşhur. Biberiyeden reyhana, yaseminden papatyaya her çiçeğin şerbetini yudumlayabilirsiniz.

sigacik2

Geleceğin Efes’i Teos Antik Kenti

Rüzgar ıslığından başka hiç bir sesi işitmeyeceğiniz bir durağınız olacak şirin beldede. Teos Antik Kenti. Milattan önce İyonyalıların hüküm sürdüğü olağanüstü büyüklükteki şehri ziyaret edin deriz. Müze yetkisi, arkeolojik kazının henüz emeklediğini itiraf ediyor. Henüz on yıldır arkeologlar burada. Tahminlere göre otuz yılı bulacak tüm şehrin meydana çıkması. İyonyalıların liman şehrinin tamamı gün yüzüne çıktığında Efes’ten daha muhteşem bir tarihi mekan olacağına inanılıyor. Toplamda on iki İyon kenti mevcut. Bunlardan sadece bir kaçını görebiliyorsunuz. Uçsuz bucaksız zeytin bahçelerinde dolaşırken biraz yorulabilirsiniz. Ancak ayağınızın altında bir heykel veyahut amfora parçası görmek bütün yorgunluğu silip süpürecek.

Balık mezadına davetlisiniz

Sığacık’ın neresinde olursanız olun iyot kokusu sizi takip ediyor. Rayihanın yoğunlaştığı yerde biraz duraklayın. Balıkçı tekneleri, ağ tamir eden ustalar bir çırpıda kendine çekecek sizi. Yat limanının hemen yanı başında balık restoranlarında damak çatlatan balıklar bulacaksınız. Sabah saat on sularında kurulan balık mezadını da gitmişken görün deriz. Güneş henüz gülümsemeden ağlardan kurtulan balıklar mezattan restoranlara geliyor. Yine semt pazarlarından alınan yeşillikler de tadılmaya değer. Barbun, tekir ve mezgit şefin tavsiyesi. Dilerseniz salamura balık, deniz börülcesini de afiyetle yiyebilirsiniz.

 

Paylaş

Yorum yok

Bir cevap bırak