Avrupa Birliği’nden ayrılma referandumunun o kadar çok sonucu var ki, hemen her gün yeni bir problemle karşılaşılıyor. Şimdi de gündemde AB’nin çeşitliliğinden ve büyük nüfusundan faydalanan teknoloji şirketleri var. Bilişimciler, beyin göçünden çekiniyor.

İngiltere’nin referandumla Avrupa Birliği’nden (AB) çıkma kararı alması ada ülkesindeki hayatı her açıdan etkiliyor. Bürokrasiden sağlığa, ticaretten teknolojiye İngilizler “Şimdi ne olacak?” sorusuyla karşı karşıya.

Bu süreçten etkilenen önemli bir sektör de teknoloji startup’ları. Yani yeni kurulan teknoloji şirketleri. 500 milyonluk Avrupa Birliği pazarına hitap etmeye çalışan bu şirketler, 323 milyonluk ABD pazarına göre nüfus avantajına sahip ama AB standartları, California yasalarına göre daha sıkı.

Şimdi bir de bu yetmiyormuş gibi İngiltere, AB’deki çeşitliliğin avantajlarından mahrum kalacak. Üstelik teknoloji şirketleri nüfus çeşitliliğinden sadece hedef pazar olarak değil ‘yetenek toplama’ anlamında da faydalanıyordu. Şirketlerin merkezleri Londra’da olsa da, Slovenya’dan, Çekya’dan ya da Macaristan’dan yazılımcılarla çalışabiliyorlardı.

Teknoloji göçmenlerden yana

Dünyada sınırların kaldırılması ve reel ya da sanal göçmenlik için en çok lobi yapan gruplar teknoloji şirketleri. ABD’de Google, Facebook ve Apple gibi şirketler, ülkeye gelecek ‘yetenekli’ göçmenlere şartların kolaylaştırılması için Başkan Barack Obama’nın kapısını sıklıkla çalıyor. İngiltere de, sıkı AB yasalarına rağmen farklı ülkelerden iş gücünden yararlanıyordu.

TechCrunch’da yayınlanan bir makaleye göre pek çok teknoloji şirketi merkezini yeniden Avrupa’ya taşımaya hazırlanıyor. Hatta bazıları ABD’de yeniden kurulmaya kararlı. Bu da ‘beyin göçü’ korkusunu canlandırdı. Makale yazarı Mike Butcher, teknoloji dünyasının ‘insanlar’ üzerine kurulu olduğunu söylüyor. Yetenekli insanları bir araya getiremedikten sonra, yeniliklere açılmak pek de mümkün değil.

Yorum yok

Bir cevap bırak