Türkiye’deki darbe girişimi dünya basınında geniş yer bulurken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bunu ‘Allah’ın lütfu’ olarak nitelemesi ve ardından başlayan cadı avı ve tasfiyelere dikkat çekildi. Türkiye’de hukukun üstünlüğü konusuna getirilen eleştiriler öne çıktı.

Deutsche Welle’nin haberine göre Süddeutsche Zeitung, ‘Darbe ve karşı darbe’ başlıklı yorumunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın darbe girişimi için kullandığı ‘Allah’ın bir lütfu’ ifadesine dikkat çekti: “Pek çok Türk için korku şimdi azalacağına artmış olsa gerek. Bu, kestirilemeyene, bir cadı avına, muhaliflere takibat, süresiz bir olağanüstü hal, tepeden gelen bir darbeye karşı duyulan bir korku. Erdoğan, darbeyi ‘Allah’ın lütfu’ diye nitelendirdi. Yüksek ölü sayısına bakıldığında tuhaf bir ifade. Ama bu ifade Cumhurbaşkanı’nın aklına hemen neyin geldiğini ortaya koyuyor. İktidarına yönelik bu saldırı, aslında iktidarını güçlendirmiş oldu.”

EKSİK TEK ŞEY ‘ALLAH’IN LÜTFU’YDU

Münchner Merkur gazetesi de “Erdoğan hedefe ulaştı. Bir eksik olan ‘Allah’ın lütfu’ idi. Ve bunu da acemice sahneye konulmuş ve muhtemelen daha başından fiyaskoya mahkum bir askeri darbe ile elde etmiş oldu.” ifadelerini kullandı. Gazete şunları kaydetti: “Şimdi Türkiye onun. Erdoğan fiili olarak Sultan haline geldi. Hep olmak istediği gibi. Ordu da artık onun ayakları altında olacak, ‘Erdoğan’ın devleti için son rötuşların yapılmasına Türkiye’de artık kimse engel olamayacaktır. Muhalifler, karşıtlar ve muhalif diye etiketlenmiş herkes devre dışı bırakılacaktır. Av başladı ve bu süreç kökten, zalimce ve kanlı olacak.”

AB YENİ YOL AYRIMINDA

Frankfurter Allgemeine Zeitung ise Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin gelecekteki seyrine ilişkin şunları yazdı: “AB şimdi ne yapacak? Erdoğan’ın AB’ye ihtiyacı yok ve bunu idam cezasını yeniden yürürlüğe sokmak konusunda ‘Kimseye soracak değiliz’ diyerek açıkça ifade ediyor. Erdoğan sığınmacı krizi ve güvenlik konularında sözünü tutan biri olarak sadece Başbakan Merkel için güvenilir bir ortak değil. Avrupalıların uyarı dolu tepkilerinin ne kadar süreceğini kısa sürede göreceğiz. Hemen sadık bir şekilde Erdoğan’ın yanında yerlerini alacaklardır.

Türkiye sığınmacıları Avrupa’dan uzak tutup aynı zamanda muhalifleri infaz ettiğinde bu eş zamanlılık AB için tahammülü zor bir durum olacaktır. AB yine bir yol ayrımında. Bir yanda Türklerin yanında olmak, ama diğer yanda bir despota bağımlı hale gelmemek zorunda. Avrupa kendi kendini korumalı ya da teslim olacak.”

ERDOĞAN’IN SİVİL DARBESİ

Frankfurter Rundschau ise yaşananların Erdoğan’ın sivil darbesi olduğunu savundu: “Erdoğan’ın askeri darbeyi ‘Allah’ın lütfu’ diye nitelemesi boşuna değil. Bu sayede hedeflediği Başkanlık sistemi diktasına daha da yaklaşmak için muhalifleri devre dışı bırakmak ve hoşlanmadığı eleştirel kişilerden kurtulmak imkanına kavuştu. Bu Türk Anayasasına ve tabii ki AB üyelik kriterlerine de aykırıdır. Lafı dolandırmadan açık konuşmak gerek: Erdoğan’ın sahnelediği şeyin kendisi de bir darbedir: Cumhurbaşkanının sivil darbesidir. Boğazların efendisi toplumsal barış yönünde adımlar atmayı aklından bile geçirmiyor. Genç darbe subayları Türkiye’de siyasi ve toplumsal alanda ileri seviyedeki kutuplaşmanın ve kurumların zayıflığının bir belirtisidir.”

İDAM HAMLESİ BATI İLE İLİŞKİLERİ GERECEK

BBC Türkçe’nin haberine göre İngiliz Times, “Başarısız darbe girişimi sonrası Cumhurbaşkanı iktidarı elinde topluyor” yorumunda bulundu. Gazete manşetteki haberinde, “Başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişimi sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan yargıda ve orduda benzeri görülmemiş bir tasfiye süreci başlattı. Uzun süredir arzuladığı mutlak iktidarın yolu açılmış durumda.” diye yazdı. Erdoğan’ın idam cezasını yeniden tartışmaya açtığına dikkat çekilen haberde “Bu hamle Batı’yla olan ilişkileri daha da sorunlu hale getirecek.” denildi.

GUARDIAN

Guardian ise “Erdoğan darbecileri tasfiye ediyor, Gülen darbeyle suçlanıyor” yorumunda bulundu. Gazete, Erdoğan’ın Fethullah Gülen ve destekçilerinin kökünü kazıyacağını söylediğine vurgu yaptı. Haberde Türkiye’de kitlesel bir tasfiye sürecinin başladığına da dikkat çekiliyor ve Gülen’in iadesi konusu nedeniyle ABD – Türkiye ilişkilerinin yine zor bir dönemece girdiği vurgulandı.

FİNANCİAL TİMES
Financial Times gazetesi de manşetinde darbe girişimi sonrası başlayan gözaltılara dikkat çekti. “Erdoğan’ın yaveri Albay Ali Yazıcı’nın dahi gözaltına alınması, darbe komplosunun ne kadar derinlere kadar gittiğini gösterdi” denen haberde, darbe girişimi gecesinde Erdoğan’ın uçağının iki F-16 tarafından taciz edildiği de aktarıldı. Haberde Erdoğan’ın darbe girişimi için ‘Allah’ın bir lütfu’ nitelemesi hatırlatılarak, binlerce kişinin gözaltına alındığı vurgulandı.

YENİ HAYAT DÜNYA

Yorum yok

Bir cevap bırak