Darbe girişimiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Cumhurbaşkanı  Tayyip Erdoğan’ın Başyaveri Albay Ali Yazıcı’nın savcılıktaki ifadesinde darbe girişimi içinde yer aldığı iddialarını kabul etmeyerek, “Fetullah Gülen’i televizyonlardan tanıyorum. Askeri okullarda okuduğum yıllarda Fetullah Gülen ile hiç görüşmedim, evlerinde kalmadım, hiç cemaat abisi tanımadım. Ben, FETÖ’cü değilim. Benim için Fetullah Gülen terör örgütü lideridir” ifadelerini kullandığı öğrenildi.
“ARAMIZDA DARBE KONUŞMASI HİÇ GEÇMEDİ”
Darbe girişiminde bulunduğu iddialarını reddeden Albay Ali Yazıcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Marmaris’e tatile gittiğini ve kendisinin de fırsattan istifade edip, Tokat Erbaa’daki eşi ve çocuklarını ziyarete gittiğini belirterek, “Bu nedenle Cumhurbaşkanımıza aleyhimde propaganda yapıldığı için 2016’nın Nisan ayında Çorlu Topçu Alay Komutanlığına tayinim çıktı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın uygun göreceği bir zamanda Çorlu Alay Komutanlığına gidecektim ancak 15 Temmuz tarihi itibarıyla görevimin başındaydım. 11 Temmuz’da Tokat’a geldim. 14’ünde Ankara’ya döndüm. 14 Temmuz tarihinde öğle sıralarında Ankara’ya geldim. O gün Alay Komutanı Kutsi Barış ile görüştüm. 15 Temmuz gecesi tatbikat olacağını, kimlerin katılabileceğini sordu. Ben de 2 astsubayın katılabileceğini söyledim. İki astsubayın isimlerini verdim. Aramızda darbe konuşması hiç geçmedi. Sonra ben Çankaya Köşkü’ndeki lojmanıma geçtim. Evde yalnız kaldım, misafirim yoktu” dedi.

“TEKLİF BANA MAKUL GELDİ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da bir futbol etkinliğine katılacağı için önceden yola çıktığını belirten Yazıcı, savcılıktaki ifadesinde şunları anlattı: “Cumhurbaşkanı’nın programı önce İstanbul’a uğramak şeklinde değişseydi, ben o yoldan Marmaris ya da İstanbul’a dönecektim ancak Emin isimli yarbayı da aracıma almıştım. 21.30 sıralarında beni Genel Sekreter Fahri Kasırga, Afyon civarında bulunduğum sırada aradı. ‘Haberler duyuyorum. Ne oluyor albayım?’ dedi. Ben de ‘Bilmiyorum, araştırayım’ dedim. Kısa bir süre sonra Başdanışman Davut Kavranoğlu aradı, o da ‘Neler oluyor? Darbe girişimi mi var?’ dedi. Ben de ‘Araştırıp döneyim’ dedim. Daha sonra Ankara Çankaya Köşkündeki Atahan Tatar Albay beni alaydan aradı. Silahlar patladığını söyleyince ‘Oradan ayrılın.’ dedim. Bir süre sonra Cumhurbaşkanı ‘nın Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Marmaris’ten aradı. Sonra Protokol Şube Müdürü Alparslan Acarsoy, saat 23.00 sıralarında Antalya’dan aradı, ‘Buraya gelme, buralar karışık. Buraya gelmenin anlamı kalmadı.’ dedi. Cumhurbaşkanı’nın fizyoterapisti Ahmet Çotuk, Marmaris’ten aradı. ‘Neler oluyor? Darbe teşebbüsü var. Bu emir-komuta zinciri içerisinde mi oluyor? Hulusi Paşa nerede?’ sordu. Ben de ‘Bilmiyorum. Genelkurmay Başkanı’nın emir subayını arayayım, sorayım’ dedim. Yarbay Levent Türkkan’ı cep telefonundan aradım fakat ulaşamadım. Aradan bir süre geçtikten sonra Ahmet Çotuk mu beni aradı, ben mi onu aradım, hatırlamıyorum. Ahmet Çotuk’a, ‘Bu işin içinde ben yokum, Hulusi Paşa’nın bu işin içinde olduğunu sanmıyorum.’ dedim. Bu konuşmaları yaparken ben İzmir yoluna doğru dönmüştüm. Yanımda bulunan, isminin arabada Yarbay Emin olduğunu öğrendiğim şahıs bana ‘İzmir Çiğli’deki 2. Hava Üs Komutanlığına en yakın askeri birliğe gidelim.’ dedi. Bu teklif bana makul geldi. Ben de İzmir yoluna döndüm, saat 01.30 sıralarında İzmir’deki Hava Üs Komutanlığına geldik”

“İSTANBUL’A DEĞİL, ANKARA’YA GELMEMİN UYGUN OLACAĞINI SÖYLEDİ”
Albay Ali Yazıcı, ifade tutanağında şunları söyledi: “07.30’da Ankara’ya doğru yola çıktım. Yoldayken Yiğit Bulut ve Lütfullah Göktaş isimli başdanışmanlar beni aradılar. ‘İstanbul’a gitmemin nedenini’ söylediler. ‘Ne yapmam gerektiğini, Hasan Doğan’a sormamı söylediler.’ Lütfullah Göktaş da Cumhurbaşkanı’nı arayıp aramadığımı sordu. ‘Aramadım’ dedim. ‘Keşke arasaydın, İstanbul’a gelmen daha uygun olur.’ dedi. Bunun üzerine Ankara yerine İstanbul’a gitmeye karar verdim. İstanbul yoluna döndükten bir süre sonra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Nadir Alparslan aradı. İstanbul’a değil, Ankara’ya gelmemin uygun olacağın’ söyledi. Bunun üzerine İstanbul yolundan tekrar Ankara’ya döndüm. 22.30 sıralarında Ankara’ya, lojmana geldim. Sonra Beştepe’ye gitmek için yola çıktım. Konvoya takıldım, vatandaşlarla beraber konvoyla korna çaldım”

“DARBE GİRİŞİMİ OLDUĞU İÇİN HASAN DOĞAN’A, FAHRİ KASIRGA’YA DÖNÜŞ YAPMADIM”
İfadesinin ardından Cumhuriyet Savcısı’nın sorularını yanıtlayan Yazıcı; Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ve bazı danışmanların kendisini arayarak, darbe olup olmadığını sormaları, sorusu üzerine “O sırada darbe girişimi olduğu için Hasan Doğan’a, Fahri Kasırga’ya dönüş yapmadım. Sadece Ahmet Çotuk ile görüştüğümde Levent Türkkan’a telefonu kapalı olduğu için ulaşamadığımı söyledim” diye yanıt verdi.
Darbe girişimini öğrendikten sonra Marmaris’e değil de neden İzmir’e gittiğinin sorulması üzerine Yazıcı, “Marmaris civarlarının karışık olduğunu öğrendiğim için en yakın askeri birliğe teslim olmak amacıyla İzmir Çiğli’deki komutanlığa gittik” dedi.

“İSPAT EDİLİRSE HER TÜRLÜ CEZAYA RAZIYIM”
Albay Ali Yazıcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağının kodunu helikopter pilotlarına sorup sormadığıyla ilgili kendisine yöneltilen soruyu şöyle yanıtladı: “Cumhurbaşkanı’nın İstanbul’a gittiği ya da gideceği sırada bindiği uçağın havadaki ve radardaki kodunu kimseye sormadım. Öğrenmedim, bu bilgiyi kimseye vermedim. Bu, ispat edilirse her türlü cezaya razıyım. Fetullah Gülen’i televizyonlardan tanıyorum. Askeri okullarda okuduğum yıllarda Fetullah Gülen ile hiç görüşmedim, evlerinde kalmadım, hiç cemaat abisi tanımadım. Ben, FETÖ’cü değilim. Benim için Fetullah Gülen terör örgütü lideridir” dediği kaydedildi.

“CUMHURBAŞKANI’NIN YANINA GİTMEYİP, İZMİR’E GİTMEKLE HATALI OLDUĞUMU KABUL EDİYORUM”
Darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanına gitmek yerine neden askeri birliğe gitmeyi tercih ettiği sorulan Yazıcı, şunları anlattı: “Düşünemedim. Marmaris yerine İzmir’i tercih ettim ve yanlış tercih yaptım. Bu tercihim nedeniyle pişmanım. Darbe girişiminin içinde olduğumu kabul etmiyorum. Fetullah girişiminin içinde değilim. Eşim Ankara’da öğretmendir. Eşimle ben doğum günü partisinde tanıştık ve evlendik. Beni, Fetullah Gülen cemaati evlendirmedi. O grupla da herhangi bir ilgim yoktur. Cumhurbaşkanı’nın bineceği uçağın kodunu sormadım. Sorduysam ve birine verdiysem beni idam etsinler. Yok, sormayıp vermemişsem serbest bırakılmayı talep ediyorum ancak darbe girişimi sırasında yanlış tercihler yaptığımı, Cumhurbaşkanı’nın yanına gitmeyip, İzmir’e gitmekle hatalı olduğumu kabul ediyorum. Kutsi Barış’a, Cumhurbaşkanı’nın kaldığı otelin adını söylemekle de hata ettiğimi kabul ediyorum”

 

Paylaş

Yorum yok

Bir cevap bırak