Etiketler Etiketler: "ali ünal"

Etiket: ali ünal

Yolda düşüp kalmamak için – Ali Ünal

Samimî bildiğim bir gönül, “Hayat süreci, bilhassa zorlu süreçlerde düşüp yolda kalmamak için ne yapmak lâzım?” diye sordu. Âcizane şu mealde iki hususu arzettim: 1. Allah’a çok inanmak, O’nu çok sevmek, hakkımızdaki her hükmüne gönülden râzı olmak, beklediğimiz her şeyi O’ndan beklemek lâzım. Müslümanlar olarak biz dâhil insanlığın bütün problemlerinin altında iman za’fı var. İmanı sadece taklidî bir kabûlden, ilim...

Hendek – Ali Ünal

16 Temmuz günü bir arkadaşın evinde, eşi hanımefendinin okuduğu mealli Kur’ân’dan, hanımefendinin kaldığı yerden tefe’ülde bulundum. Hendek Savaşı’nı anlatan âyetler geldi. En kısa mealiyle şöyle buyruluyordu: Hatırla ki, peygamberlerden vazifeleriyle ilgili olarak çok kuvvetli söz aldık; ve senden, ayrıca Nuh’tan, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa’dan da. Gerçekten çok ağır bir söz aldık onlardan. Elbette Allah, sözünde sâdık olanlara sadakatlerine...

Cemaat orduya ilgi duyar, darbe yapar mı?

15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından başta Hizmet olmak üzere devletin bütün birimlerine asıl darbe geldi. Hukukta suçun şahsîliği esastır. Kur’ân, kaç yerinde “Kimse kimsenin suçuyla suçlanıp yargılanamaz” buyurur. Bir toplumda binlerce kişi bile suç işlemiş olsa, bu, o toplumun tamamını suçlama ve cezalandırma gerekçesi olamaz. Diğer yandan, suç ispat edilmedikçe insanlar ve onların sebebiyle mensubu veya gönüllüsü bulundukları toplum...

Askere darbe, ülkeye kaçıncı darbe – Ali Ünal

31 Mart 1909 darbesi, Türkiye’deki darbelerin anası ve şablonudur. Onu anlama adına, Ahmet Kabaklı’nın Temellerin Duruşması’nda Rıza Tevfik’ten naklettiği bir hadise çok önemlidir: Darbeden sonra Rıza Tevfik ve Talât Paşa bir iltifat ve teşekkür alır mıyız diye İngiliz Büyükelçiliği’ne giderler. Soğuk bir karşılama ve Büyükelçi’yle görüşemezler. Yıllar geçer; Rıza Tevfik sürgündedir. İngiltere’ye oğlu Said’i ziyarete gider. 31 Mart günlerinde İstanbul’da...

Tek parti CHP ve Erdoğan/AKP iktidarları – ALİ ÜNAL

M. Armağan ve Y. Bahadıroğlu (Niyazi Birinci), birlikte yaptıkları programlarda ısrarla Mustafa Kemal’in İngilizler tarafından kullanıldığı ve bazı yayınlarda putlaştırıldığı iddiasında bulunuyor, “şeflik dönemleri” CHP’sinin Cumhuriyet’in ilk çeyreğinde İslâm aleyhindeki icraatlarını gündeme taşıyor, Erdoğan’a ise âdeta eleştirisiz destek vermekten geri durmuyorlar. Oysa tek parti CHP iktidarıyla Erdoğan/AKP iktidarını teraziye koyduğumuzda görünen manzara kısaca şudur: Türkiye, çeyrek asır bir şeflik dönemi...