Dershanelerin AYM kararına rağmen kapatılmasının ardından özel okullara gitme ya da özel ders alma imkanı olmayan öğrencilerin üniversiteyi kazanma ihtimali oldukça düştü.

Özgür Düşünce’nin haberine göre, 2013’de patlak veren daha sonra AYM ve idare mahkemelerinin kapatılması ‘hak ihlali’ dediği dershanelerin kapısına kilit vurulması eğitim krizini daha da derinleştirdi. On binlerce öğrencinin eğitim hakkı elinden alınırken hür teşebbüs girişimine darbe vuruldu. Parası olmayan öğrencilerin üniversite hayalleri bitti. Dershanelerin fiyatları batıda bin ila 3 bin lira arasında değişirken bu rakam doğuda 800 liraya kadar düşüyordu. Fakat dershanelerin kapatılmasından sonra saatlik ücreti 600 liraya kadar çıkan özel dersler verilmeye başlandı.

Üniversiteyi kazanmak için öğrencilerin çare arayışı ‘özel dersler’ ve ‘merdiven altı eğitim veren’ merkezlerinde patlama yaşandı.

40 bin liraya dershane

Eğitimdeki kaos ortamını fırsat bilen bazı işletmeler ise öğrencileri internet üzerinden verdikleri ‘cazip’ ilanlarla çekmeye başladı. Bazı kurumlar internet üzerinden verdikleri ilanlarda, tıp kazandırma programlarının 40 bin TL olduğunu duyurdu.

Durum böyle olunca aileler çaresiz bir şekilde çocuklarına ya kolej statüsündeki eğitim kurumlarına yazdırmaya ya da son sınıfta özel ders aldırmaya başladı.

Yapılan araştırmalara göre dershanelerin kapatılması ve dönüşüme girmelerinin ardından, özel derslere olan talep yüzde 500 gibi bir orana ulaştı. Üniversite sınavına sayılı günler kala özel derslere olan talep ise giderek artığı için saatlik ücretler de 600 liraya kadar ulaşabiliyor. Eğitimciler ise öğrencilerin üniversite kazanması için özel ders almadan ya da koleje gitmeden kazanma ihtimalinin çok düşük olduğuna dikkat çekiyor.

Dershanelerin kapatılmasıyla birlikte 75 bin öğretmenin yaşadığı mağduriyet AİHM yolunda.

DERSHANE İHTİYACI ORTADAN KALKMADI

Türk Eğitim-Sen ve Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, dershane krizinden sonra başlatılan girişimlere rağmen dershanelere olan ihtiyacın ortadan kalkmadığını söyledi. Dershane konusunda ülkede bir bardak suda fırtına kopartıldığını ifade eden Koncuk şunları anlattı: “Dershanelerin kapatılmasından sonra devlet ücretsiz kurs vereceğiz dedi. Devlet bunu yaptığını iddia ediyor.

Ama netice itibariyle daha çok parası olanlar bir şekilde ekstra eğitim aldırabiliyorlar. Dershane sistemini kaldıranlar devlet okullarından kursların verilmesiyle sorunun çözüldüğünü söylüyor. Dershaneciliğin yöntemi ile okullardaki yöntem çok farklı. Biri sınav kazanmaya odaklı, biri müfredata bağlı kurum. Asıl bizim konuşmamız gereken konu şu. Türkiye’de dershane ihtiyacı ortadan kalkmadı. Şimdi patır patır etüt merkezleri açılıyor”

75 BİN ÖĞRETMEN MAĞDUR

Hukuken dershanelerin kapatılabileceğine dönük bir mahkeme kararı bulunmadığını sadece fiilen zorla kapatma durumu olduğunu belirten Avukat Mehmet Kasap, 75 bin öğretmenin bu süreçte mağdur edildiğine vurgu yaptı.

Şu anda dershanecilik sisteminin adının değiştiğini ve ‘Özel Öğretim Kursu’ adı altında dershanecilik yapıldığını ifade eden Kasap, “Şimdi Ankara Kızılay’a bakın her yer özel eğitim kursu. İlk başta temel lise olayını çıkardılar.

Paylaş

Yorum yok

Bir cevap bırak