HABER ANALİZ / AZİZ İSTEGÜN

Suriyelilere Türkiye vatandaşlığı verilmesiyle ilgili tartışmalar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘TOKİ konutu da verilebilir’ açıklamasıyla yeni bir boyut kazandı. Türkiye’de yaşayan yaklaşık 3 milyon Suriyeli göçmenin nereye yerleştirileceğine ilişkin sorular doğu ve güneydoğunun birinci gündem maddesi haline geldi. Geçen aylardaki çatışmaların ardından boşaltılan yerlere Suriyelilerin yerleştirileceğine ilişkin iddialar her geçen gün yayılıyor. Göçmenlerin Güneydoğu’da kurulacak yeni bir şehre yerleştirileceği veya mevcut şehirlere dağıtılarak bölgenin Kürt ağırlıklı nüfus yapısının değiştirileceği ileri sürülüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Bir yılda Güneydoğu’yu yeniden inşa edeceğiz” sözleri ile dönemin Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın mart ayında Diyarbakır’da yaptığı, ‘Bölgedeki illerde TOKİ kanalıyla çok sayıda konut üretileceği’ne ilişkin açıklamaları dilden dile dolaşıyor. Toplu Konut İdaresi’nin 3 yıl içinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 43 bin konut yapması öngörülüyor.

‘Kilis’te ilk seçimde belediye başkanı Suriyeli olur’

Göçmenlere vatandaşlık verilmesi konusunun, Doğu ve Güneydoğu’daki demografik yapıyı değiştirmek amacıyla gündeme getirildiğine ilişkin iddialar çeşitli siyasi görüş sahiplerince dile getiriliyor. Suriyeli sığınmacılara ilişkin rapor hazırlayan CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, göçmenlerin Doğu ve Güneydoğu’ya yerleştirilerek Kürt nüfusun dengelenmeye çalışılacağı iddiasında bulundu. Toprak, “Güneydoğu ve sınır illerinde siyasi tablo derinden etkilenecek. Örneğin 90 bin Kilislinin, 120 bin Suriyelinin yaşadığı Kilis’te, Suriyelilere vatandaşlık verilmesi durumunda ilk seçimde Suriye asıllı bir belediye başkanının seçilmesi söz konusu olabilecek. Şanlıurfa, Gaziantep, Mardin, Hatay gibi illerden de Suriye asıllı milletvekillerinin TBMM’ye girmesi gündeme gelebilecek.” dedi.

HDP yönetimi de, hükümetin Güneydoğu’daki demografik yapıyı değiştirmek istediğini öne sürüyor. Konuyla ilgili yazılı açıklama yayınlayan HDP Parti Meclisi, “Ciddi toplumsal sorunlara yol açacak bir demografik yapı değişikliği planlanmaktadır. Bu plan, 50 yıl önce Baas rejiminde baba Esad’ın ‘Arap kuşağı’ oluşturması gibi, Suriyeli göçmenlerin AKP’li müteahhitlerin inşa ettiği bölgelere ve yapılara yerleştirilmesidir. Sınır hattının tamamına, Arap kökenli Suriyeliler yerleştirilmeye çalışılmaktadır.” ifadelerini kullandı.

TOKİ 43 bin konut hazırlıyor

Toplu Konut İdaresi’nin 3 yıl içinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 43 bin konut yapması öngörülüyor. Bölgede şu anda 17 bin 574 konutun inşaatı devam ediyor. TOKİ Başkanı M. Ergün Turan’ın yaptığı açıklamaya göre, Diyarbakır’da 8 bin, Mardin’de 2 bin, Batman’da 3 bin, Şanlıurfa’da 10 bin, Gaziantep’te 20 bin konut hayata geçirilecek. Van’da depremden sonra şehrin dışına inşa edilen TOKİ konutlarının neredeyse yarısının boş olduğu, buraya da göçmenlerin yerleştirileceği ileri sürülüyor.

Vatandaşlık süreci 29 Nisan’da başladı

İçişleri Bakanlığı’nın rakamlarına göre halen Türkiye’de 2 milyon 749 bin Suriyeli mülteci yaşıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı 170 bin Iraklı mültecinin ilave edilmesiyle bu sayı, 2 milyon 890 bine yükseliyor. Ayrıca Türkiye’de doğan Suriyeli çocuk sayısı da 152 bine ulaştı. Türkiye’ye sığınan göçmenlerin yaklaşık 400 bini Kürt kökenli, 50 bini ise Türkmen olduğu belirtiliyor. Geriye kalanların kahir ekseriyeti Araplardan oluşuyor.

Türkiye’deki 81 ilin tamamında Suriyeliler var. Şanlıurfa’da 401 bin, İstanbul’da 394 bin, Hatay’da 386 bin, Gaziantep’te 325 bin, Adana’da 150 bin, Mersin’de138 bin, Kilis’te 129 bin, Bursa’da 96 bin Suriyeli göçmen yaşıyor.

İlk mülteci kafilesi, 29 Nisan 2011’de Türkiye’ye giriş yaptı. Kanunlara göre, 5 yıllık ikamet süresini dolduran göçmenlere, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı talep etme hakkı doğdu.

Nitelikli göçmenler Türkiye’de durmuyor, 2 bin 600 Suriyeli akademisyen Avrupa’ya gitti

Suriye Türkmen Birliği Başkanı Samir Hafez, Suriye’den göç edenlerin Türkiye’den taşınmaz satın almasının yasak olduğunu, vatandaşlık hakkının verilmesiyle ev alımlarının önünün açılacağını belirtti. İç savaşın ardından Suriye’den yaklaşık 140 milyar dolar sermayenin dışarı çıktığını vurgulayan Hafez, bu paranın güvenli bir liman aradığını kaydetti. Nitelikli ve sermaye sahibi göçmenlerin Avrupa ülkeleri, Amerika ve Kanada’ya gittiğini anlatan Hafez, “Savaştan sonra Suriye’den 3 bin akademisyen Türkiye’ye geldi. Ama şuanda bunlardan sadece 600’ü kaldı. Diğerleri Avrupa’ya, Amerika’ya, Kanada’ya gittiler. Bazı ülkeler nitelikli göçenleri belirleyip ülkelerine götürmek için İstanbul’da ofis bile açtılar.” dedi.

Yorum yok

Bir cevap bırak